Fotoğraf Galerisi
 Hakkımızda
 Projelerimiz
 Makaleler
 Etkinlikler
 İletişim
 Bültenlerimiz
 Duyurular
 Kurslarımız
 Download
 Forum
 Anketler
 Linkler

Türk Gençliğinin kötü alışkanlıklar (uyuşturucu vb.) konusunda yeterince bilgi sahibi olduğuna inanıyormusunuz?
inanıyorum
kısmen
inanmıyorum
bilgim yok


Son Dakika
 


 

İstanbul

ISTANBUL


 

YİNE MÜSLÜMAN TÜRK’ÜN KANI AKIYOR, DÜNYA YİNE BAKIYOR!..
TÜRK GENÇLİK VAKFI  -  turkgenclikvakfi@windowslive.com

Binlerce yıllık Türk vatanı olan Doğu Türkistan’da yerleşik, bu vatanın asıl sahibi olan Müslüman Uygur Türkleri, 50 yıldan fazladır komünist Çin yönetiminin sistemli şekilde yürüttüğü bir soykırım politikasıyla karşı karşıya bulunmaktadır.

 

Çin yönetimince Sincan (Xinjiang) (yeni kazanılmış topraklar-sınır) Özerk Bölgesi olarak adlanan Doğu Türkistan coğrafyasındaki yaşanan bu insanlık dramından dünyanın büyük bölümü habersizdir. Bunda, komünist yetkililerin kapalı yönetiminin ve halk üzerinde uyguladığı sindirme-baskı politikasının etkisi vardır.

 

Oysa nüfusun çoğunluğunu Müslüman Uygur Türklerinin oluşturduğu Doğu Türkistan'da, Çin Komünist Partisi tarafından, Çin'in hiçbir bölgesinde yaşanmayan boyutlarda şiddet ve baskı uygulanmaktadır. İşkence, idam, çalışma kampları ve dini baskı Doğu Türkistan'da uzun yıllardır günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir. Türkler sadece dinlerini özgürce yaşamak istedikleri için tutuklanmakta, her türlü ibadetleri engellenmektedir. Soydaşlarımız işkenceleri ile ünlü Çin hapishanelerinde aylar, hatta yıllar boyunca tutuklu kalmakta, özgürlük ve demokrasi taleplerini dile getirdiklerinde ise acımasızca idam edilmektedirler.

 

Çin'in asimilasyon politikaları sonucunda Doğu Türkistan'ın çoğunluğunu oluşturan Müslümanların, dillerini konuşmaları, milli ananelerini devam ettirmeleri engellenmekte ve hatta diledikleri kadar çocuk sahibi olmaları bile yasaklamaktadır. 2004 yılı sonunda Doğu Türkistan'da bütün okullarda Türk dili yasaklanmıştır. Dini eğitim veren tüm okullar kapatıldı, din adamları tutuklandı, büyük kısmı da öldürüldü. Camilere Mao'nun resimleri ve Komünist Parti'nin bayrakları asıldı. Müslümanlara bu resim ve bayraklara saygı gösterilerinde bulunmaları emredildi. Hamile Türk kadınlarının çocukları, vakumla cenin alma yöntemi uygulanarak daha doğmadan öldürülmüştür. Çinli yetkililer ayrıca, bu bölgede uzun yıllar nükleer denemeler yapmıştır. Çin, 1964'den günümüze kadar Doğu Türkistan topraklarında 50'ye yakın atom ve hidrojen bombası patlatmıştır. Bu ise Türk çocuklarının sakat doğmasına yol açmıştır. Ekim 1964 tarihinde başlatılan nükleer denemelerin olumsuz etkileri yüzünden 20 bin özürlü çocuk dünyaya gelmiştir. Nükleer denemeler nedeniyle 210 bin civarında Müslüman ölmüş, binlercesi sakat kalmış, binlercesi de kansere yakalanmıştır.

 

Uygur Türklerini kendi vatanlarında azınlık durumuna düşürmek için bölgeye Çinli nüfus yerleştirmiştir. Çin hükümetinin 1953 yılında başlattığı bu kampanyanın etkisi son derece düşündürücüdür. 1953 yılında bölgede % 75 Müslüman, % 6 Çinli yaşarken bu oran 1982 yılında %53 Müslüman, % 40 Çinli olarak değişti. 1990 yılında yapılan nüfus sayımında ortaya çıkan % 40 Müslüman, % 53 Çinli nüfus oranı bölgedeki etnik temizliğin boyutlarını göstermesi açısından son derece önemlidir.

 

Çin, Doğu Türkistan topraklarının sözde kendisine ait olduğunu iddia etmekte ve bu şekilde bölgedeki Türkleri işgalci konumuna düşürmektedir. Çin hükümetini Doğu Türkistan üzerinde hakimiyet ve baskı kurmaya yönelten başka önemli faktörler daha vardır. Bunların başında bölgenin stratejik önemi ve zengin petrol kaynakları gelir. Doğu Türkistan, petrol, doğal gaz, uranyum, kömür, altın ve gümüş madenlerinin bolluğu ile dikkat çekmektedir ve bu yönü ile Çin'in en önemli hammadde kaynaklarından biridir. Özellikle Doğu Türkistan'ın orta bölgesinde yer alan Tarım Havzası'nın geniş petrol rezervlerine sahip olduğu düşünülmektedir. Bu özelliğinden dolayı "Umut Denizi" olarak adlandırılan Tarım Havzası'nın 10.7 milyar ton petrol kapasitesi olduğu tahmin edilmektedir. Jeologların şu ana kadar yaptıkları araştırmalar ise 300 milyon ton petrol ve 220 milyar metre küp doğal gaz kapasitesi olan 13 yatak ortaya çıkarmıştır. Özellikle Doğu Türkistan'ın orta bölgesinde yer alan Tarım Havzası'nın geniş petrol rezervlerine sahip olduğu düşünülmektedir. Bu özelliğinden dolayı "Umut Denizi" olarak adlandırılan Tarım Havzası'nın 10.7 milyar ton petrol kapasitesi olduğu tahmin edilmektedir. Jeologların şu ana kadar yaptıkları araştırmalar ise 300 milyon ton petrol ve 220 milyar metre küp doğal gaz kapasitesi olan 13 yatak ortaya çıkarmıştır. Petrolün yanı sıra zengin doğal gaz, kömür ve bakır yatakları da bu bölgeyi Çin ekonomisi için vazgeçilmez kılmaktadır. Kızıl Çin topraklarında çıkarılan 148 çeşit madenin 118 çeşidi Doğu Türkistan topraklarında yer almaktadır. Bu da Çin'in toplam maden ocaklarının %85'ini oluşturur. Bunların arasında kalitesi ve yüksek kalori değeri ile ünlü olan kömürün ayrı bir yeri vardır. Çin'in toplam kömür rezervinin yarısını oluşturan Doğu Türkistan kömür madenlerinin rezervi 2 trilyon ton olarak hesaplanmaktadır.

 

Çin saldırıları sonucunda şehit olan kardeşlerimize Yüce Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Türk Devletini ve Milletini, Çin’in, Müslüman Uygur Türklerine yönelik gerçekleştirdiği bu katliam karşısında duyarlı olmaya ve Çin mallarını alırken bir daha düşünmeye davet ediyoruz. Ayrıca medya kuruluşlarını da Uygur Türklerine uzun yıllardır yapılan baskıları ve bugün yaşanan vahşet olaylarını tüm gerçekliğiyle dünya kamuoyuna iletilmeleri için göreve davet ediyoruz.

 

 

KAMUOYUNA SAYGIYLA DUYURULUR.

 fileCABU3MW1.jpg picture by tgvresim

 dogu_turkistan_katliam_06.jpg picture by tgvresim

 20090707073548urumqi.jpg picture by tgvresim

 50905.jpg picture by tgvresim

 4hg1yv0.jpg picture by tgvresim

 2qu9ql1.jpg picture by tgvresim

 

 

 

Yazı boyutu: 14619 karakter ve 1783 kelime Okunma Sayısı: 125
TÜRK GENÇLİK  VAKFI - turkgenclikvakfi@windowslive.com Giriş Tarihi: